İngilizce Düşünmenin Faydaları

Yabancı bir dilde düşünmek o dilde akıcı olma yolunda atılacak önemli bir adımdır ama ingilizce dil öğrenen pek çok öğrenci bunu görmezden gelme eğilimindedir.

İngilizce Düşünmenin Faydaları.

Öğrendiğiniz dilde düşünmenin kolay olması şart değildir ama günün herhangi bir saati uygulayabileceğiniz bir şeydir. Sırf belirli bir süre öğrendiniz diye bir gün yataktan İngilizce düşünerek kalkmayacaksınız. Kelime haznenizi ve akıcılığınızı arttıracak daha etkin bir yoldan bahsedebiliriz.

Neden İngilizce Düşünmeli?

Özellikle dili öğrenmenin ilk aşamalarında İngilizce düşünmeye çalışma sıkıntısına neden gireyim diye düşünebilirsiniz. Öncelikle öğrenmeye çalıştığınız dilde düşünmek, son günlerde öğrendiğiniz kelimeleri ve gramer kalıplarını tekrar gözden geçirmenin en kolay yollarından biridir. Ayrıca beyninizi düşünmeye alışık olmadığınız bir dilde düşünmeye zorlamakla, yeni öğrenilmiş bilgiyi gerçek hayatta kullanarak aktifleştirmenize yardımcı olacaktır. Bu da pasiften aktife kelime öğrenme hızınızı arttıracaktır. Pasif kelime haznesi, insanların kısmen ‘anladığı’ ama aktif kullanım için hazır olmayan sözel bellekte depolanan kelimeleri içerir. Örneğin İngilizce söz dağarcığı anlamına gelen ‘vocabulary’ sözcüğünü biliyor olabilirsiniz ama dili öğrenmeye yeni başladıysanız bunu henüz kendi cümlenize adapte ederek kullanamazsınız. Öte yandan aktif kelime dağarcığınız, konuşurken ve yazarken kullanmaya hazır olduğunuz sözcükleri içerir.

Nasıl İngilizce Düşünürsünüz?

Peki İngilizce düşünmeye nasıl başlayabilirsiniz? Bu, 10 cm kalınlığındaki İngilizce kitabınızı bitirdikten sonra kendi kendine olacak bir şey midir? Bu konuda bilinçli bir çaba harcamadıkça gerçekleşmesi imkansız bir olaydır bu. İşte size günlük hayatınızda yapabileceğiniz bazı ipuçları.

İlk olarak yapacağınız en önemli şey etrafınızda bir dil balonu oluşturmaktır. Öğrendiğiniz dilde düşünmeye başlamak istiyorsanız, rahatınızı bozup öğrendiğiniz yabancı dili hayatınızın bir parçası haline getirmelisiniz. Bu hepimizin yapmaktan çekindiği bir şeydir çünkü hepimiz bilinmeyenden korkarız ve kendimizi rahatsız hissederiz. Rahatınızı bozmayıp hayatınıza Türkçe devam edebilirsiniz ama bu ne yazık ki akıcı bir şekilde İngilizce konuşma söz konusu olduğunda size bir ilerleme sağlamayacaktır. 

İkinci adım etrafınızdaki şeyleri İngilizce olarak tanımlamaya çabalamalısınız. Oldukça sınırlı bir kelime hazneniz varken bunun yapmanın kolay bir yolu odanızda, yolda, okulda, İngilizce kursunda etrafınıza bakmak ve yapabildiğiniz kadarıyla gördüğünüz her şeye zihinsel bir etiket yapıştırmaktır. Renkleri biliyorsanız etrafınıza göz gezdirin ve gördüğünüz her şeyin rengini İngilizce düşünün. Bunu mobilya veya sıfatlar gibi yeni öğrendiğiniz şeylerle de yapabilirsiniz.

Üçüncü adım İngilizceye biraz hakim olmaya başladığınız zaman normalde ana dilinizde yapacağınız tipik konuşmaları İngilizce olarak yapmanız olacaktır. Dışarı çıkarken komşularınızla selamlaştığınızı düşünün ve yapabileceğiniz olası konuşmaları İngilizce olarak düşünün. Kendinizi ifade edemediğiniz günlük hayatta sık kullandığınız kelimeleri içeren durumlar için o kelimeleri not alıp sonrasında çevirilerini bulun. Bu, günlük hayatta kullanma olasılığınızın çok yüksek olduğu sözcükleri çok çabuk öğrenmenizi sağlamanın kullanışlı bir yoludur.

Son olarak, kendi kendinize veya bir kameraya konuşun. Utangaçlığınızı bir kenara bırakmaya hazırsanız ve özellikle ev arkadaşlarınızın veya ailenizin sizi duyamayacağı bir andaysanız kendi kendinize konuşmak oldukça yararlıdır. Bu, düşüncelerinizi düzenlemeniz konusunda yararlı olmanın yanında telaffuzları pratik yapmanızı sağlar.

QUIZ: Öğrenme Tipiniz Nedir?

Sizin için en iyi öğrenme stratejileri nedir?

Daha hızlı öğrenmek için neler yapabilirsiniz?

Quizi yaparak öğrenme tipinizi keşfedin...

Öğrenme Tipiniz Nedir
Quizini Yap
Canlı Destek